2010-09-30

Bereket mi felaket mi?


Kuru mevsim henüz başlamadan yağmurlu mevsim geldi bile.
Bulutsuz, gökgürültüsüz, kuru geçen bir gün olmadı. Olmayan kanalizasyon sistemiyle Jakarta Belediyesi , yılın en kötü ve en çok yiyen metropol belediyesi ödüllerinde birinciliğe oynuyor. Bazı uzmanların 2030'da Jakarta'nın batacağına dair yürüttükleri tahminler çok mu iyimser acaba? Peki ya bahçeli lüks villanın duvarlarının içinde birileri kendi özel havuzunun kenarında keyif yaparken, duvarların dışındaki sel sularında bin kat daha çok eğlenen çocuklara ne demeli? Ne mikroplar kapıyorlar o sudan dersiniz? Ya sonra, doktora gidebiliyorlar mı ?

2010-09-21

Temizlik Zamani

Tatilden geldigimden beri birseyler yazip yazip siliyorum, nereye kaydettigimi unutup daha dogrusu hatirlamak bile istemeyip birakiyorum dusuncelerimi bosluga. Evimdeki fazlalik ve duzensizlik sonunda beynime de sicradi, cokluktan tikandim. Karmakarisik, binbir sey var kafamda, toparlanamiyorum. Soyleyecek cok sozum var da, nereden baslasam bilemiyorum. Yapacak cok isim var, siraya koyup hicbirine baslayamiyorum. Bir suru yemek tarifi not ettim, hepsini birden yapayim, butun yazilari birden yazayim, herseyi birden toparlayayim istiyorum, olmuyor.

Silkelenmek lazim. Hafta sonu cok uzun suredir bekleyen tohumlarimi ektim, gezgin ruhumun kok salma cagrilarina kulak verdim sonunda. Kefirimi uyandirdim, solmakta olan feslegenimi canlandirdim, sabah yogalarima basladim, en guzel yogurdu mayaladim. Evde de temizlige basladim, yavas yavas fazlaliklari cikariyorum hayatimdan. Uzun suredir gezmekten evimi ozledim, daha doyamadim. Evin mevcut karmasasinin ustune coken az yasanmislik tozunu silkelemek istiyorum. Mutfagimdan gene kurabiye kokulari yayilsin, caylar demlensin, neseli ve kalabalik sofralar kurulsun istiyorum. Bebislerimle ektigimiz tohumlarin hepsi cimlensin, evim gene cicek koksun istiyorum. Ancak o zaman dusuncelerimi organize edebilecegim, biliyorum.

2010-09-03

Mutlu Bayramlar!

Bugun Cuma, kus gibiyim, “ben her bahar asik olurum, ruzgar olur, yagmur olurum” diye mirildaniyor beynim sabahtan beri. Kim bilir neye asik oldu gonul gene, opucuk kondururken yanagimi gidiklayan uzun kirpiklere mi, sabah burnumu gomdugum mis kokulu saclara mi, kahvalti masasinda bana sevgiyle gulumseyen gozlere mi? Yarin sabah yine yol var bize, mayolar, paletler, maskeler toplanacak bu aksam. Sulawesi’ye gidiyoruz, yasli Manado dagina karsi batan gunun sessizligini icimize cekmeye, minik baliklarimla denizin altini seyretmeye, Lembeh’in siyah kumlarinda hazineler aramaya, bavulda goturulen raki kadehlerini “iyi ki evlenmisiz be, serefe!” diyerek tokusturup kendimize nice seneler dilemeye, kendi kendimize kucuk bir el opme, seker ve para verme toreni yapmaya...

Herkese simdiden mutlu ve huzurlu bayramlar dilerim. Bayram sekeri niyetine de bir sepet dolusu bol rahiyali meyve sizlere.