Bir suredir vur patlasin cal oynasin seklindeyiz. Fasillar, dansozler, halk oyunlari, tezgah altindan cikip masaya gelen ozel izgara etler, rakilar, bol kopuklu Turk kahveleri ve bol sohbet…
Her sene 29.Ekim yaklastiginda Jakarta’da Turk yemekleri ve kulturu festivali olurdu aslinda. Ancak bu seneye dek, sanirim THY destegi olmadigindan oldukca yavan gecmekteydi. Bu sene ise dolu dolu, harika bir festival yasamaktayiz. THY ve Shangri La Oteli sagolsunlar, dunyanin taaa bu ucunda bizlere 10 gunlugune Lale Devri saltanatini yasatiyorlar. Sefler, fasil ekibi, folklor ekibi, kahve yapan yasli amca, hepsi birbirinden harika. Ama benim gozdem Maras dondurmacisi. Acilis gecesinde koskoca diplomatlari, burokratlari maymuna cevirdi, cocuk gibi oynatti. Turkiye’den getirdigi mis gibi Maras dondurmasi ise goren ve tadan herkesi hayrete dusurdu. Etrafindaki cocuklardan ozenip dondurma isteyen ancak simdiye dek yedigi hic gorulmemis olan Arda bile, ilk defa bir kulah dondurmayi yaladi yuttu. Genlerine islemis cocugun, oyle Baskin Robbins falan kesmiyor, halisinden Maras dondurmasi istiyormus da biz bilememisiz. Dun aksama kadar Arda’nin dondurma sevmedigini saniyordum halbuki.
Iki haftadir zirt pirt gidince, Turkiye’den gelen ekiple de samimiyet ilerledi tabii ki. Seflerle raki kadehleri tokusturmalar, seflerin zulalarindan cikarip ozel kizarttiklari etlerle donatilan sofralar, fasil ekibini alip eve goturup alem yapmalar falan. Turkiye’de yasarken bu kadar damardan Turk eglencelerimiz olmamisti dogrusu… Sonumuz iyi degil, 5 Kasim’da ekip Turkiye’ye donunce sudan cikmis baliga donecegiz, onumuzdeki seneyi iple cekmeye baslayacagiz bu gidisle. Ama olsun, onu o zaman dusunuruz, simdilik dolce vita !
Ve huzurlarinizda yeni aksiyon filmimiz “Lara vs Maras Dondurmacisi” ta taaaa. Fondaki muzik de vurmali calgilar grubunun canli performansi oldugu icin oldugu gibi biraktim.
http://www.dailymotion.com/video/xfd78w_lara-vs-maras-dondurmacisi_people
2010-10-25
2010-10-24
Önemli Açıklama
22.Ekim tarihli UN Day başlıklı yazının en altında yer alan benim bindallı giydiğim ifadesi ve hemen altında yer alan fotoğrafın karışıklığa ve yanlış anlamalara yol açması üzerine bu basın açıklamasını yapmayı uygun gördüm. En altta yer alan fotoğraftaki kişiler Arda ve yan sınıftan arkadaşı Rana'dır. Bu ikili Katibim şarkısı eşliğinde bir de gösteri yapıp arkadaşlarından bir sürü alkış almıştır.
Bindallı giymiş Selen'in ise tek resmi budur:
Bindallı giymiş Selen'in ise tek resmi budur:
Etiketler:
Jakarta'da yasam
2010-10-22
UN Day 2010
Kultur sepeti icin oyle guzel fikirler verdiniz ki bana, cocuklar liseden mezun olana kadar sirtim yere gelmez artik. Bu sene ise Lara’nin yasini goz onunde bulundurarak, rahat anlatabilecegi ve arkadaslarinin da anlayabilecegi ve ilgi duyabilecegi konulari birlikte sectik. Kultur sepetinde sunlar vardi:10 TL
Nazar boncugu
Turk kahvesi
Oyali yazma
Turk bayragi
Van kedisi resmi
Kangal kopegi resmi
Laleler altinda bir Istanbul fotografi ve bir adet plastik lale
Ataturk’un salincakta sallanirken Savarona’da cekilmis bir fotografi
Bunlara ilaveten lale, Van kedisi ve Kangal kopegiyle ilgili Wikipedia’dan aciklamalari basip gonderim ki, ogretmeni okuyup Lara’nin yanitlayamacagi sorulari cevaplasin. Nitekim iyi ki gondermisim, tahmin ettigim gibi Hollanda ile ozlestirilmis lalenin Avrupa’ya Anadolu’dan yayildigini ogretmen de Lara sayesinde ogrenmis oldu.
Arda ise sepet degil de, sadece tek bir obje goturecekti. Onun cantasina bu tanitim icin evde kalan bir paket fistikli lokumu gondermistim. Tesadufen ayni gun cantasinda cok sevdigi THY ucak maketi de vardi ama tanitim amacli falan degil, tamamen sevdigi oyuncagindan ayrilmadigindan. Aksam eve geldigimde Arda “ucagim okulda kaldi” diye agliyordu. Ne oldu ucagina sorularini ise “okulda” diyerek aciklama yapmadan gecistirdi. Lokumu ne yaptiklarini sorunca da yedik dedi… Fazla anlam veremedim ama ucagin esrari okula gittigimizde cozuldu. Meger gercekten de lokumlari bir guzel yemisler. Lokumlar mideye inince sinifta Turkiye’yi temsil eden birsey kalmamis, bunun uzerine ogretmen Arda’nin elindeki THY ucagini alivermis. Ancak Arda o gun bizden cesaret aldi sanirim ki, ucagini sepetten alip cantasina ativerdi. Arda’nin sinifinda bu sene Turkiye nasil temsil edildi emin degilim ancak fistikli lokumun ve pudra sekerine bulanmis minik ellerinin cocuklarin hafizalarinda lezzetli bir ani olarak yer almis oldugundan emin oldugum icin icim rahat.
UN Day, bahcedeki bayrak toreniyle basladi. Bayragimizi okulun en buyuk Turk ogrencisi olarak Lara tasidi ancak en kucuk bayrak tasiyici oldugu icin yaninda yardimci bir abla vardi. Bayrak toreni kapali tiyatro salonunda devam etti ve sonra cocuklar siniflarina dagildilar. Lara’nin sinifina veliler davetli olmadigi icin orada neler oldugunu bilmiyorum ama Lara’nin anlattigina gore arkadaslari da ogretmeni de ayrana ve borege bayilmislar. Arda’nin sinifinda ise miniklerin kisa bir gosterisi oldu. Kocaman bir halka yapip sarki soylediler bizlere. Daha sonra da annelerin getirdigi leziz yemeklerin tadina baktik.
Ben yine klasik borek-ayran ikilisinden vazgecmedim. Ikisinin de tarihinin ve tarifinin yazdigi Turk bayrakli aciklama kartlarini ustlerine yapistirmayi ihmal etmedim. Kulturler arasindaki benzerlikleri kesfetmek keyifli de, oradan bir densizin cikip, aaa, bilmem hangi ulkenin de bunun aynisi birseyi var demesi ihtimalini tamamen ortadan kaldirmakti amacim ki basarili oluyor uc senedir. Borek herkes tarafindan begenilip ilgi gorurken, 1,5 litrelik ayran Hintliler ve Japonlar tarafindan kisa surede tuketildi. Benim favorim ise bir sure deli gibi tarifini aradigim, bir Arjantinlinin elinden cikmis mis gibi alforjorlardi. Gercegine yakin dulce de leche nasil yapilir uzun uzun anlatti, Arjantin’e giderse gercek dulce de leche getirme sozu verdi.
Bu seneki UN Day’in benim icin bir farki da, benim kiyafetimdi. Bu gunde okul, ogretmenleri ve velileri de kendi geleneksel giysilerini yada en azindan ulkelerinin renklerini giymeleri konusunda tesvik ediyor. Bu seneye dek ben kirmizi beyaz giyinmistim ve geleneksel giysileri icinde gezinen Asya’lilari, Orta Dogu’lulari, Hintlileri ve Guney Amerika’lilari, Yeni Zelandalilari gordukce imrenmistim. Bu yil ani bir karar ve yerinde tesadufler yardimiyla, bir arkadasimla kendimize Turkiye’den bindalli getirtmeyi basardik. Sicak yuzunden ceketi giymedim ama islemeli salvarimi ve askili bluzumu giydim. Tarihi ve kulturel zenginligimizin bir parcasini ustumde gururla tasidim.

Etiketler:
Jakarta'da yasam
2010-10-19
es
Suskunlugumun sebebi ne yogunluk, ne bunalim, ne de buhran. Aksine cok dingin ve olumluyum bir suredir. Etrafim cok guzel seylerle cevrili ve ben her gunumu bana sunulan guzelliklere sukrederek geciriyorum. Ilginc ve hos tesadufler oluyor, olmadik zamanlarda gulumsetiyor beni. Ornegin cocuklarin okul gosterisi icin deli gibi “Katibim” mp3’u arayarak gecirilmis bir gunun ardindan, arabama binen jokinin (ne oldugunu anlatacagim sonra, ozetle hic tanimadigim biri) telefonunun Katibim’in melodisinde calmasi. Endonezya’li birinin telefonu icin bu melodiyi secmesi, bu kisinin benim arabama binmesi ve arabadayken telefonunun calmasi olasigi nedir? Saksi almak icin durdugum yol kenarindaki saticida, bir zamanlar deli gibi sahip olmak istedigim kucuk mandalina agacinin 10 dolara satiliyor olmasina ne demeli? Ya okumayi cok arzu ettigim bir kitabi, arkadasimin getirip bana vermesine? Ne zamandir tarifini arayip durdugum Guney Amerika’nin Alfajor kurabiyelerinin bir Arjantinlinin elinden yapilmis olarak onume cikmasina, bana gercek dulce de leche getirme sozleri vermesine?
UN Day cok guzel gecti, simdi de Lara’nin altinci dogum gunune hazirlaniyorum. Bu sefer hazirlik asamasi yemek sitelerinde tarif toplayarak degil de, Corel Draw basinda geciyor. Tamamlandiginda detaylari burada paylasacagim. UN Day fotograflari da sabirla kendilerine sira gelmesini bekliyor.
Iste boyle guzel geciyor gunler. Suskunlugumun sebebi ise internete karsi kendimden hic beklemedigim bir yabancilasma icine girmem. Sebebini tam cozememekle birlikte, elim gitmiyor iste bir turlu birseyler yazip internete salmaya. Takipten geri kalmiyorum, hala okuyorum, hala merak ediyorum insanlarin neler yaptiklarini da, kendimle ilgili birsey yazmak gelmiyor icimden. Blogumu ihmal ettigim uyarilarini dikkate alip birseyler yazmaya calisiyorum ama hepsi yapay, uyduruk geliyor, icime sinmiyor. Ben de once bir internetle yuzleseyim dedim, sonra acilirim herhalde diye dusundum. Bana hediye edilen bu blogun varolus sebebi, uzaktaki sevdiklerimizi gunluk gelismelerden haberdar etmekti. O yuzden devam etmek lazim, internetle barismak lazim. Ilk adimi attim, gerisi gelir artik…
UN Day cok guzel gecti, simdi de Lara’nin altinci dogum gunune hazirlaniyorum. Bu sefer hazirlik asamasi yemek sitelerinde tarif toplayarak degil de, Corel Draw basinda geciyor. Tamamlandiginda detaylari burada paylasacagim. UN Day fotograflari da sabirla kendilerine sira gelmesini bekliyor.
Iste boyle guzel geciyor gunler. Suskunlugumun sebebi ise internete karsi kendimden hic beklemedigim bir yabancilasma icine girmem. Sebebini tam cozememekle birlikte, elim gitmiyor iste bir turlu birseyler yazip internete salmaya. Takipten geri kalmiyorum, hala okuyorum, hala merak ediyorum insanlarin neler yaptiklarini da, kendimle ilgili birsey yazmak gelmiyor icimden. Blogumu ihmal ettigim uyarilarini dikkate alip birseyler yazmaya calisiyorum ama hepsi yapay, uyduruk geliyor, icime sinmiyor. Ben de once bir internetle yuzleseyim dedim, sonra acilirim herhalde diye dusundum. Bana hediye edilen bu blogun varolus sebebi, uzaktaki sevdiklerimizi gunluk gelismelerden haberdar etmekti. O yuzden devam etmek lazim, internetle barismak lazim. Ilk adimi attim, gerisi gelir artik…
2010-10-04
Kultur Sepeti
Akil akildan ustundur, yardiminiz gerekiyor. Lara'nin okulunda bu seneki UN Day (Birlesmis Gunler Gunu) 14.Ekim'de kutlanacak. Ayrica butun Ekim ayini kendilerinin ve arkadaslarinin kulturlerini tanimaya ayiracaklar. Bayraklar boyanacak, 14.Ekim'de geleneksel kiyafetler giyilecek, herkes kendi ulkesini, kendi kulturunu anlatacak arkadaslarina.
Gecen sene yemek falan yapip goturmustuk, bu sene ise ogretmen kultur sepeti istedi cocuklardan. Kendi ulkelerini, kulturlerini yansitan objeleri bir sepete koyacagiz, sonra Lara bunlari tek tek anlatacak ve butun sepetlerdeki objelerle, sinifta bir koseyi bir ay boyunca sergilenecek bir mini muzeye cevirecekler.
Bizim sepetimizde simdilik sunlar var:
Bir adet orta boy Turk bayragi
10TL'lik banknot
Bir paket Kurukahveci Mehmet Efendi kahvesi. Cezveyi de koymak istedim ama Lara reddetti.
Bir adet oyali yazma
Nazar boncugu
Ebru'nun getirdiklerinden kalan son incir kurulari
Fistikli lokum
Aslinda icimden bir paket Ezine koyun peyniri koyup, ustune de "buyrun tadin da feta diye yediginiz kirec bozmasi peynirin aslinin nasil oldugunu gorun" yazmak geliyor. Ya da bizim siyah sele zeytininden gonderip benzer bir not yazmak geliyor. Yahut yaprak sarma, sucuk, baklava falan gonderip "Yunanlilar bizden calip tescillettirmeden once bize aitti" notu yazmak. Yahut Hasankeyf ve Allainoi resimlerini gonderip "biz suyun altina gommeden onceki tarihi zenginliklerimiz" diye not yazmak. Tarihi zenginliklerimize Youtube'u da ekleyebiliriz aslinda, tarih oldu o da nasilsa...
Uzun lafin kisasi, fikre ihtiyacim var. 5-6 yas cocugunun anlatabilecegi ve arkadaslarinin da anlayabilecegi neler gonderebilirim?
Gecen sene yemek falan yapip goturmustuk, bu sene ise ogretmen kultur sepeti istedi cocuklardan. Kendi ulkelerini, kulturlerini yansitan objeleri bir sepete koyacagiz, sonra Lara bunlari tek tek anlatacak ve butun sepetlerdeki objelerle, sinifta bir koseyi bir ay boyunca sergilenecek bir mini muzeye cevirecekler.
Bizim sepetimizde simdilik sunlar var:
Bir adet orta boy Turk bayragi
10TL'lik banknot
Bir paket Kurukahveci Mehmet Efendi kahvesi. Cezveyi de koymak istedim ama Lara reddetti.
Bir adet oyali yazma
Nazar boncugu
Ebru'nun getirdiklerinden kalan son incir kurulari
Fistikli lokum
Aslinda icimden bir paket Ezine koyun peyniri koyup, ustune de "buyrun tadin da feta diye yediginiz kirec bozmasi peynirin aslinin nasil oldugunu gorun" yazmak geliyor. Ya da bizim siyah sele zeytininden gonderip benzer bir not yazmak geliyor. Yahut yaprak sarma, sucuk, baklava falan gonderip "Yunanlilar bizden calip tescillettirmeden once bize aitti" notu yazmak. Yahut Hasankeyf ve Allainoi resimlerini gonderip "biz suyun altina gommeden onceki tarihi zenginliklerimiz" diye not yazmak. Tarihi zenginliklerimize Youtube'u da ekleyebiliriz aslinda, tarih oldu o da nasilsa...
Uzun lafin kisasi, fikre ihtiyacim var. 5-6 yas cocugunun anlatabilecegi ve arkadaslarinin da anlayabilecegi neler gonderebilirim?
Etiketler:
cocuklar,
Jakarta'da yasam
Subscribe to:
Posts (Atom)